Anasayfa » Kişisel Yazılarım » Dert/leşme

Dert/leşme

12 Mart 2012  |  Yazar: admin  |  Yorum Yok  |  1.438 kez okundu
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylas FriendFeed'de Paylaş Dert/leşme

Her insanın bir acı eşiği vardır. Bu acı eşiğine göre canımız acır. Acı eşiğimiz düşük olsaydı karşılaştığımız birini öperken bile canımız acıyabilirdi. Bu arada annelerimiz bizi doğururken,bir insanın kaldırabileceği acının 1.5 katı kadar acı çekerlermiş diyip sosyo-kültürel bir mesaj vermiş bulunayım .hehehe.

Farkında olma eşiğinizde düşük olunca saçma sapan şeylerden bile anlamlar çıkarıp,canınızı sıkacak yada üzülecek şeyler bulma olasılığınız yükseliyor.Her cümleden farklı farklı anlamlar çıkararak eziyet ediyorsunuz kendinize. Umarım farkında olmazsınız bu yazılanların.

İStanbul’da,sahilde bir bankta oturup Yahya Kemal Beyatlı gibi bakmak da mümkün, “Ananı bellicem İstanbul” demek de mümkün. Seçim sizin. Mutlu olmayı da biz seçiyorz aslında. Havanın berbat olduğu bi gün “ne biçim gökyüzü böyle” demek de mümkün pencereyi açıp sonuna kadar havayı içimize çekip suratımıza bir tebessüm kondurmak da mümkün. Ne kadar az farkında olursak o kadar çok mutlu oluyoruz.

Çok sevmem aslında ben insanları. Felaket adam seçerim. Elimde değil. Bazen çok uzun süredir konuşmadığım bir arkadaşım aradığında hayırdır hiç aramıyorsun dediğimde “bedava dakikam vardı arayayım dedim” dediğinde aramış olması değil o söze takılır kalırım.Sonra artniyetli görür kendime kızarım. Yolda bi dilenci gördüğümde yüzündeki çizgilere bakarım sesinin tonuna bakarım.Ver işte parayı yada verme diceksiniz değilmi? Yok işte gerçekten ihtiyacı varmı yokmu 10 dk düşünürüm.

insanlar çamur gibidir. Hiç denedinizmi elinize bir çamur alıp sıkmayı?

Ne kadar sıkarsan sık avuçlarının arasından kayar. Şunu demek istiyorum. Bir insana “bunu”kabul ettirsen diğerine “onu”kabul ettiremezsin.kimseye yaranamazsın bu hayatta çünkü. Çünkü insanlar ondan farklı düşünmene tahammül edemez. Hayatı facebook profil ve arkdaşlarından oluşmuş,Deniz Gezmiş’i,MEvlana’yı,Atatürk’ü,Che Guevera’yı arkadaşlarının profilinde görüp paylaşan hayatında en son kitabı ilkokul 5′te okumuş insan yığınlarıyla dolu. Atatürk’ü yada MEvlana’yı kötülemek için yazmadım elbette sadece birisi seviyor birisi paylaşıyor diye ,bunların olduğu insancıklardan bahsetmek istedim.

Ben bu insanları cidden anlamıyorum. Lost izliyor diye kendini JAck sanıp,en büyük hobim San Francisco da sörf yapmak diyecek insanlar ürüyor çevremizde. Alt tarafı hayatın Bakırköy de geçmiş Cemil adında ,her sabah peynir domates yiyen bir adamsın kime bu artislikleri anlamıyorum.

Hepimiz koşunca koltuk altı terleyen,yere düşünce “biri gördümü acaba” diye etrafına bakan ,sınav zamanı az şununla samimi olayım sonra notları isterim nasılsa diyen insanlarız.

Değilmiyiz?

Ben farklıyım diye ortalıkta gezinen insanlar,sıradanların önce flamalı bayrak taşıyanadır

En kötü özelliğin nedir diye sorsalar;”Egoları yüksek biriyim” derim.Kötü bir şey elbette bende beğenmiyorum,bazen insanlara yüksekten bakıyorsun.Ama aynıyız işte sokakta mendil satan çocukla. Hayat insana seçme şansı verseydi o orda olurmuydu? Peki ya biz hangimiz kendi olduğumuz kişiden mutluyuz?

Bugün ateist olan 2 kişiyle tanıştım. Ya adamlar kendileri için bile ateist olamıyorlar. Diniyle bütün biri olamadım hiç kabul ,her dine yada dinsizliğe saygım vardır kişinin kendi inancıdır sonuçta fakat adamlar “21. yy da din mi kaldı yeaaa” havasındalar. Dinsizlik bi elitlik aydın insanların diniymiş gibi. Kendin için ol bea kardeşim bir başkası “bak bu çocuk ateist” diye seni göstermeleri için değil. Gece yastığa başını koyduğunda,final sınavında bile yalnız başına olacaksın çünkü.

Erdemli bir insan olduğum için falan değil yalan söylemeyi beceremediğim için doğruları söylerim hep. Cem Yılmaz in bir gösterisini yanakları ağrıyana kadar gülüp,bitince “amaaan tırttt küfür ediyor hep” diye eleştiren simyoz beslenme ile türüyen insanları görünce şaşırmıyorum bile artık.

Nedir bu herkesten başka görünme hevesi ?Hepimizin aynı bokun farklı renkliyiz işte. Hepimiz içinde yeteri kadar kötülük var zaten sadece bazılarımız biraz fazla kötü.

Son bir şey daha söyleyeyim ve yatayım artık.Geçen gün bir test gördüm internet sitesinde “Sosyalistmisiniz,liberalistmi?” Görüyormusunuz yaptıklarını?

Seçeceksin birini. 3. şık yok.Ve onlardan birini seçince kendini özgür sanıyor entel geçinen,kendini üniversiteye gidiyor diye üstün gören ,sabah corn flakes yiyor diye arkadaşlarından farklı olduğunu hisseden fadime kılıklı Selin ler. Alıştık çünkü küçüklükten beri girdiğimiz sınavlarda şıklara işaretlemeyi .Bir şık daha ekleyemıyoruz. Az mı kırdı hoca puanımızı gidiş yolumuz kendininkine uymuyor diye? Lan yapmışım işte.Tutmuşum kulağımı ha sol elimle ha sağ elimle ne fark eder.Atatürk zamanında kendisine iki seçenek sunuldu “Mandalığımı kabul edelim,salsanatımı koruyalım” diye.. Ama o farklı oldu ve Cumhuriyetimizi kurdu.

Niye mi yazdım bunları? Farkındalığınıza küçükte olsa bir katkı olsun diye.Çünkü misket oynamayı,saklambaçta yanan arkadaşını kurtarmayı bilmeyen bir nesıl geliyor peşimizden.

Çobana gücümüz yetmiyor.Sürüden bir kişiyi çekip alayım yeter bana…

Facebok'ta Paylaş

Benzer Yazılar

Etiketler: , , , , ,
avatar

Bu yazı hakkında birşeyler demek ister misiniz?

RSS üzerinden bu yazıya yapılan yorumları takip edin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>